...:::ÖzgünWeb Forum: Hayata Özgün Herşey:::...



 
HomeCalendarFAQSearchMemberlistUsergroupsRegisterLog in
OzgunWeb Son Konular
KonuYazanGönderme Tarihi
» tarafından
Mon Feb 08, 2010 12:22 pm
SİTEMİZİ KULLANMA ŞARTI - OzgunWeb Forum
» tarafından
Mon Feb 08, 2010 12:21 pm
Msj Gizleme - OzgunWeb Forum
» tarafından
Sat Feb 06, 2010 7:47 am
» tarafından
Mon Feb 01, 2010 8:09 am
» tarafından
Mon Feb 01, 2010 8:07 am
» tarafından
Mon Feb 01, 2010 8:05 am
» tarafından
Mon Feb 01, 2010 8:04 am
» tarafından
Mon Feb 01, 2010 7:47 am
» tarafından
Mon Feb 01, 2010 7:27 am

Share | 
 

 YAĞMUR.....!

View previous topic View next topic Go down 
AuthorMessage
Genel Moderatör
avatar
Mesaj Sayısı : 182
Kayıt tarihi : 2010-01-28
Yaş : 28
Nerden : İstanbul
Kademe: Genel Moderatör
View user profile
PostSubject: YAĞMUR.....! Sat Jan 30, 2010 2:12 pm


[You must be registered and logged in to see this image.]


YAĞMUR

Vareden'in
adıyla insanlığa inen Nur

Bir gece yansıyınca
kente Sibir dağından

Toprağı kirlerinden
arındırır bir yağmur

Kutlu bir zaferdir bu
ebabil dudağından

Rahmet vadilerinden
boşanır ab-ı hayat

En müstesna doğuşa
hamiledir kainat


Yıllardır bozbulanık
suları yudumladım

Bir pelikan hüznüyle
yürüdüm kumsalları

Yağmur, seni bekleyen
bir taş da ben olsaydım


Hasretin alev alev
içime bir an düştü

Değişti hayal köşküm,
gözümde viran düştü

Sonsuzluk çiçeklerle
donandı yüreğimde

Yağmalanmış ruhuma
yeni bir devran düştü


İhtiyar cübbesinden
kan süzülür Nebi'nin

Gökyüzü dalgalanır
ipekten kanatlarla

Mehtabını düşlerken o
mühür sahibinin

Sarsılır Ebu Kubeys
kovulmuş feryatlarla

Evlerin anasına
dikilir yeşil bayrak

Yeryüzü avaredir,
yapayalnız ve kurak


Zaman, ayaklarımda
tükendi adım adım

Heyula, bir ağ gibi
ördü rüyalarımı

Çölde seni özleyen bir
kuş da ben olsaydım


Yağmur, gülşenimize
sensiz, baldıran düştü

Düşmanlık içimizde;
dostluklar yaban düştü

Yenilgi, ilmek ilmek
düğümlendi tarihe

Her sayfada talihsiz
binlerce kurban düştü


Bir güzide mektuptur,
çağların ötesinden

Ulaşır intizarın
yaldızlı sabahına

Yayılır o en büyük
muştu, pazartesinden

Beyazlık dokunmuştur
gecenin siyahına

Susuzluktan dudağı
çatlayan gönüllerin

Sükutu yar, sevinci
dualar kadar derin


Çaresiz bir takvimden
yalnızlığa gün saydım

Bir cezir yaşadım ki,
yaşanmamış, mazide

Dokunduğun küçük bir
nakış da ben olsaydım


Sensiz kaldırımlara
nice güzel can düştü

Yarılan göğsümüzden
umutlar bican düştü

Yağmur, kaybettik
bütün hazinesini ceddin

En son, avucumuzdan
inci ve mercan düştü


Melekler sağnak sağnak
gülümser maveradan

Gümüş ibrik taşıyan
zümrüt gagalı kuşlar

Mutluluk nağmeleri
işitirler Hıra'dan

Bir devrim korkusuyla
halkalanır yokuşlar

Bir bebeğin secdeye
uzanırken elleri

Paramparça, ateşler
şahının hayalleri


Keşke bir gölge kadar
yakınında dursaydım

O mücella çehreni
izleseydim ebedi

Sana sırılsıklam bir
bakış da ben olsaydım


Sarardı yeşil yaprak;
dal koptu; fidan düştü

Baykuşa çifte yalı;
bülbüle zindan düştü

Katil sinekler deldi
hicabın perdesini

İstiklal boşluğuna
arılar nadan düştü


Dolaşan ben olsaydım
Save'nin damarında

Tablosunu yapardım
yıkılan her kulenin

Ebedi aşka giden
esrarlı yollarında

Senden bir kıvılcımın,
süreyya bir şulenin

Tarasaydım bengisu
fışkıran kakülünü

On asırlık ocağın
savururdum külünü


Bazen kendine aşık
deli bir fırtınaydım

Fırtınalar önünde
bazen bir kuru yaprak

Uğrunda koparılan bir
baş da ben olsaydım


Sensizlik depremiyle
hancı düştü; han düştü

Mazluma sürgün evi;
zalime cihan düştü

Sana meftun ve hayran,
sana ram olanlara

Bir bela tünelinde
ağır imtihan düştü


Badiye yaylasında
koklasaydım izini

Kefenimi biçseydi
Ebva'da esen rüzgar

Seninle yıkasaydım
acılar dehlizini

Ne kaderi suçlamak
kalırdı, ne intihar

Üstüne pırıl pırıl
damladığın bir kaya

Bir hurma çekirdeği
tercihimdir dünyaya


Suskunluğa dönüştü
sokaklarda feryadım

Tereddüt oymak oymak
kemirdi gururumu

Bahira'dan süzülen bir
yaş da ben olsaydım


Haritanın en beyaz
noktasına kan düştü

Kırıldı adaletin
kılıcı; kalkan düştü

Mahkumlar yargılıyor;
hakimler mahkum şimdi

Hakların temeline
sanki bir volkan düştü


Firakınla kavrulur
çölde kum taneleri

Ahuların içinde sevdan
akkor gibidir

Erdemin, bereketin
doldurur haneleri

Sensiz hayat toprağın
sırtında ur gibidir

Şemsiyesi altında
yürürsün bulutların

Sensiz, yükü zehirdir
en güzel imbatların


Devlerin esrarını
aynalara sorsaydım

Çözülürdü zihnimde
buzlanmış düşünceler

Okşadığın bir parça
kumaş da ben olsaydım


Sensiz, tutunduğumuz
dallardan yılan düştü

İlkin karardı yollar,
sonra heyelan düştü

Güvenilen dağlara kar
yağdı birer birer

Sensizlik diyarından
püsküllü yalan düştü


Yağmur, duysam içimin
göklerinden sesini

Yağarsın; taşlar bile
yemyeşil filizlenir

Yıldırımlar parçalar
çirkefin gölgesini

Sel gider ve zulmetin
çöplüğü temizlenir

Yağmur, birgün
kurtulup çağın kundaklarından

Alsam, ölümsüzlüğü
billur dudaklarından


Madeni arzuların
ardında seyre daldım

Küflü bir manzaranın
çürüyen güllerini

Senin için görülen bir
düş de ben olsaydım


Şehirler kabus dolu;
köylere duman düştü

Tersine döndü her şey
sanki; asuman düştü

Kırık bir kayık kaldı
elimizde, hayali


Hazindir ki, dertleri
aşmaya umman düştü

Ayrılığın bağrımda
büyüyen bir yaradır

Seni hissetmeyen kalp,
kapısız zindan olur

Sensiz doğrular eğri,
beyaz bile karadır

Sesini duymayanlar
girdabında boğulur

Ana rahminde ölür
sensizlikten bir cenin

Şaşkınlığa açılır
gözleri, görmeyenin


Saatlerin ardında hep
kendimi aradım

Bir melal zincirine
takıldı parmaklarım

Yeryüzünde seni bir
görmüş de ben olsaydım


Sensiz, ufuklarıma
yalancı bir tan düştü

Sensiz, kıtalar boyu
uzayan vatan düştü

Bir kölelik ruhuna
mahkum olunca gönül

Yüzyıllardır dorukta
bekleyen sultan düştü


Ay gibisin; güneşler
parlıyor gözlerinde

Senin tutkunla mecnun
geziyor güneş ve ay

Her damla bir yıldızı
süslüyor göklerinde

Sümeyra'yı arıyor her
damlada bir saray

Tohumlar ve iklimler
senindir; mevsim senin

Mekanın fırçasında
solmayan resim senin


Yağmur, birgün elimi
ellerinde bulsaydım

Güzellik şahikası
gülümserdi yüzüme

Senin visalinle bir
gülmüş de ben olsaydım


Tavanı çöktü aşkın;
duvarlar üryan düştü

Toplumun gündemine
koyu bir isyan düştü

İniltiler geliyor
doğudan ve batıdan

Sensizlikten bozulan
dengeye ziyan düştü


Islaklığı sanadır
ahımın, efganımın

İçimde hicranınla
tutuşuyor nağmeler

Sendendir eskimeyen
cevheri efkarımın

Nazarın ok misali
karanlıkları deler

Bu değirmen seninle
dönüyor; ahenk senin

Renkleri birbirinden
ayıran mihenk senin


Bir hüzün ülkesine
gömülüp kaldı adım

Kapanıyor yüzüme
aralanan kapılar

Sana hicret eden bir
Kureyş de ben olsaydım


Yağmur, sayrılığıma
seninle derman düştü

Beynimin merkezine
ölümsüz ferman düştü

Silindi hayalimden
bütün efsunu ömrün

Bir dönüm noktasında
aklıma Rahman düştü


Nefesinle yeniden
çizilecek desenler

Çehreler yepyeni bir
değişim geçirecek

Aydınlığa nurunla
kavuşacak mahzenler

Anneler çocuklara hep
seni içirecek

Yağmur, seninle biter
susuzluğu evrenin

Sana mü'mindir sema;
sana muhtaçtır zemin


Damar damar seninle,
hep seninle dolsaydım

Batılı yıkmak için
kuşandığın kılıcın

Kabzasında bir dirhem
gümüş de ben olsaydım


Kardeşler arasına
heyhat, su-i zan düştü

Zedelendi sağduyu;
körleşen iz'an düştü

Şarkısıyla yaşadık
yıllar yılı baharın

İnsanlık bahçemize
sensizlik hazan düştü


Yağmur, seni bekleyen
bir taş da ben olsaydım

Çölde seni özleyen bir
kuş da ben olsaydım

Dokunduğun küçük bir
nakış da ben olsaydım

Sana sırılsıklam bir
bakış da ben olsaydım

Uğrunda koparılan bir
baş da ben olsaydım

Bahira'dan süzülen bir
yaş da ben olsaydım

Okşadığın bir parça
kumaş da ben olsaydım

Senin için görülen bir
düş de ben olsaydım

Yeryüzünde seni bir
görmüş de ben olsaydım

Senin visalinle bir
gülmüş de ben olsaydım

Sana hicret eden bir
Kureyş de ben olsaydım

Damar damar seninle,
hep seninle dolsaydım

Batılı yıkmak için
kuşandığın kılıcın

Kabzasında bir dirhem
gümüş de ben olsaydım


Nurullah
Genç

_________________
[You must be registered and logged in to see this link.]

Bize Ulaşmak İçin [You must be registered and logged in to see this link.]

YAĞMUR.....!

View previous topic View next topic Back to top

 
Konu Araçları:   TeknoDunya-YAĞMUR.....!
Konu Hakkındakiler
Konu Görünüm Şekilleri
Site  İçi Arama
Konuyu Oyla
Önceki Konuya Git
Sonraki Konuya Git

Threaded Mode
Linear Mode
 
Thread Rating:
 


Share
Page 1 of 1

Permissions in this forum:You cannot reply to topics in this forum
...:::ÖzgünWeb Forum: Hayata Özgün Herşey:::... :: Aşk,Sevgi,Rüya,Burç :: Dini Şiirler-
Current date/time is Thu Aug 16, 2018 1:54 am
Private forum on Forumotion | © phpBB | Free forum support | Contact | Report an abuse | Free forum